ŞİİR

Berivan Kaya   







Helin ve Mavi Şehir...

                                          Canıma, Helin Burkay’a…



kim söylüyor ki büyüdüğümüzü
uyuyan gül uyuyan gül
yarın kaldıracağım seni
hisset!..
açmak kırmızıyı dünyaya, farz bize!

açtıkça sen bir asrın insanlaşması
ovaya çözüyorum gülüşünden yayılan sırları
inanılır bir maviye
imkanlı bir sevgiye
doğmuşsun! su ve çayır nasılsa öyle
bolluğu bereketi saçmışsın her yaklaşana her soluyana

bir kepenk çekildi yukarıya
sonsuzluğa...
arda kalmış yolu soruyorsun
bir suya çarpıyor aranıyor yine çarpıyor çölde balık
bir kuş uçuyor denizi düşünüp elinden kaçıyor
o menekşe gözler yine
dupduru
o güneşli gülüş
ıpışık
ey üstümüzdeki hüzün bulutu
ey sabırda saklı yağmur
artık biliyorum
eller erişemeyecek eşikte bekleşen dünyaya

sendin pes etmeyen bu siyahî demde
inatla varıp suya derin derin nefesleyen
ağıtı. bir hekim büyüsüyle iyileştiren zamanı

bu düş’ün bir uykuda geçtiğini anladım ve uyandıramadım kendimi
acının oltasında asılı vedanın ağır güllesi
nefesim kesilir ve çekemem
bedenim salınır ve gidemem
ve sezildi suyun yanıtı akıntıya ters
bir hakiki kıvrım seninkisi
kimsede olmayan
bir duru sevinç
biz ise buradayız yenişemeyen çokluk!

kar altında sürgün veriyor ağaçlar Stockholm’ünün baharında
çiçek açıyorlar özlerini ama gizleyerek becerilerini
ve ayaza karşı bir sevgiden diğerine cesaretle çoğalmakta "sen" suretleri.
kıvrılan akan kıvrılan
tüm sıfatların kuş yuvası
bezenmiş şair çiçeği
ve hercai bir menekşelik
yolunda sarıçiğdem yorgunu uzun kalabalık

ve işte
güneş
kar
boran
hepsi Nisan’da bahar
karışığız bugün hercailiğin kadar…
yürüdük
yürüdük bugün Yarva’da
kucağımızda sahici biri mevsim,
vardık biz, açamamıştık gülümüzü henüz oluşun sancısına
şimdinin anlam deneyi
öteki için yalınlaşmanın sevinci...
ağırla beni menekşe gözlüm
ağırla beni kuş yuvam
kıvrılan akan kıvrılan
tüm suretlerinle ağırla...
derleniş izleri uğrakların bedensiz bir saflıkta not düştüğün
taç yapraklarımı, üstelik bezenmişlerken en verimli kırmızıya
beklentisiz ve usulca bırakmam için

uzak durdun onlardan kusura kalmasınlar
alengirli oyuncular
isimlerinden söz ettirmiş pek mühim maskeliler
tanrıların hayalleri için kahramanlaşanlar
kibrin yıkıcılığı
ve sahtenin saltanatı

bil ki Helin’im
bil ki kuş yuvam
mavi şehre
sana gelmek için onca bedensizlik...
gülüşündeki anlam düşüyor aklıma direnişteki aşk’a mazhar her adımda
yarınlara, hepsi bu
ve tek kulaçla
herkes saflaşıyor mavi kıvrımlarında
sen tözleşirken derin sulara

herkes biliyor insan nasıl insan kalır
bir içtenlikte bin diriliş vardır kan nasıl da kardeş kalır

sana kalansa
bir kelebek ömrü
yediveren
ve hiç susmayan
o titreşimli koza



dizin    üst    geri    ileri  



  8  

 SÜJE  /  Berivan Kaya  /  otuz mayıs iki bin on yedi  / 22